Merhaba,
Açıkçası şu tatil havası beni bozdu.Canım ne laptop görmek istiyor ne de başka birşey.Sadece “Eda Taşpınar” kıvamında akşama kadar güneşin altında istakoz kıvamında bir o yana bir bu yana dönüp kitap okuyorum.Yorucu oldu ama bu tatil.Süre kısa olunca ve çok fazla yerde olmak isteyince bünye su kaybatmaya başladı.:) 8 Ağustos’u Antalyada geçirdim.9′un da da Kaş’a geçtim.Kaş yolunda tabii ki Demre’ye uğrandı ne o Noel Baba’nın müzesini görücez.Müze kartımızı evde unuttuğumuz için adam başı 10 lira giriş istediler.Tabii ki ödemedim.Ne ödicem.Yıllarca bu bizi yılbaşında hediye getirecem diye kandıran ve getirmeyen adamın müzesine para mı vericem.Getirmediği hediyelerden dolayı zaten kendisine kılım:):):)Kaş açıkçası bana göre bir yer değil:( Aile oyun salonunda tavla oynadım o hesap sıkıcı:) 12sine kadar Kaş’a zor dayandım.Ama Limanağzı denilen bir bölgesi var orda Nuri’nin yerine gittik.Deniz muhteşem,Nuri’nin yemekleri harika ve eşsiz derecede güzel bir koy.Sadece kafa dinlemek için gidilir.Şimdilik bu kadar yazabilicem.Zamanım kısıtlı resimleri de eklerim yarın.Hikaye uzun PART1 oldu bu idare edin.Seviyorum hepinizi:)
